http://www.coskunnehir.com.tr/wp-content/themes/fullscreen
Daha Fazla

Rightbox

Türk Dil Kurumu sözlüklerinde HEYECAN sevinç ,korku,kıskançlık,sevgi v.b. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu olarak ifade edilir.
Heyecan yaşamımızın bir parçasıdır. Her insan yaşadığı müddetçe bu duygulardan birini mutlaka defalarca yaşamıştır.Sevindiği zaman veya kızdığı, kıskandığı zaman hele de sevdiği, aşık olduğu zaman kalp atışları hızlanır ; yüzündeki renkler farklılaşır. Kızdığı veya korktuğu zaman sararır ,solar; sevdiği birini gördüğü veya utandığı zamansa kızarır ,pembeleşir.
Bazen tatlı heyecanlar yaşamımıza renk katar, bizi mutlu eder.Aşık olmak, konsere çıkmak , toplum karşısında konuşmak v.b. bize zor anlar yaşatır.Elimizin ayağımızın titremesine neden olur. Hele de işe alım sırasındaki mülakat sınavları, konservatuarlarda komisyon önünde yapılan sınıf geçme ve mezuniyet sınavları öncesi ve sonrasında ne yapacağımızı şaşırırız.
Bu heyecanlardan en önemlilerinden biri de topluluk önünde konuşmadır. Nefes sistemimiz bozulur. Nefes sistemimiz bozuldukça heyecanımız artar. Topluluk önünde konuşan genelde herkes heyecanlanır.Ancak ölçülü bir heyecan yani konuşmaya zarar vermeyecek bir heyecan en güzelidir.
Peki konuşmamızı olumsuz yönde etkileyen bu can sıkıcı heyecandan kurtulmanın yolları nedir? Öncelikle beynimizi ve bedenimizi gevşek tutmalıyız.Konuşmamıza daha önceki bölümlerde siz okuyucularımla paylaştığım diyafram nefesini hatırlayarak ve derin nefes alarak işe başlamalıyız. Vücut gevşetici hareketler yapmalıyız.Heyecanlı olmadığınızı bu işin üstesinden geleceğinizi benliğinize yerleştirdikten sonra konuşma yaparken dinleyicilere ‘’ÇOK HEYECANLIYIM’’ ‘’HEYECANIMDAN DOLAYI BİR YANLIŞLIK YAPARSAM BENİ BAĞIŞLAYIN ‘’ gibi sözler söylemekten kaçının. Çünkü heyecanlı olduğunuzu kimse kolay kolay fark edemez.Bu nedenle siz kendinizi ele vermeyin. Ayrıca iyi bir konuşmacı olabilmek için iyi bir hazırlık devresi,konuşma yapılacak yerin hazırlanması , giyiminiz ,konuşmayı nasıl yapacağınızın önceden planlanması çok önemlidir. Sizin yapacağınız konuşmanın doğaçlama mı yoksa bir metine bakarak yapılacak olması gibi unsurlar da sizin konuşmanızın heyecanını etkiler. Daha sonraki bölümlerimizde bu konulara da ayrıntılı olarak değineceğim.

About COŞKUN NEHİR

19.12.1957 yılında doğdu. Müziğe küçük yaşlarda mandolin ve keman çalarak başladı. İlk-orta-lise yıllarında Ankara,Tekirdağ,Mersin,Samsun illerinde solo konserler ve oda orkestrası konserleri verdi. 1978-1979 öğrenim yıllarında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi bölümünü birincilikle bitirdi. Dünya gençlik orkestrasında kemanıyla Türkiye’yi temsil etme olanağı buldu. 1982-1983 öğrenim yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera-Şan Bölümünü bitirdi.1983 yılından beri İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünde Opera Sanatçısı olarak görev almaktadır. 1983-1991 ve 2010-2015 yıllarında Marmara Üniversitesi Müzik bölümünde bireysel söyleme ve Şan öğretmenliği yapmıştır. 2002 yılı başından 2003 yılı Şubat ayına kadar ve 2005-2007 yılları arası İstanbul Devlet Opera ve Balesinde protokol müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Çocuk oyunlarında, solo ve koro rollerde görev almıştır.12 yıl aralıksız oynadığı Rossini’nin Külkedisi isimli çocuk ve gençlik oyunundaki prens rolüyle kırılması güç bir rekor elde etmiştir.4.Murat,Wistor’un Şen Kadınları,Kiss Me Kate,2.Mehmet Karanfil Köy,Batı Yakasının Hikayesi,Ali Baba ve Kırk Haramiler rol aldığı opera eserlerinden bazılarıdır. Fransa, Danimarka, Portekiz, Almanya gibi ülkelerde sesi ile Türkiye’yi temsil etmiştir. coskun-nehir-portfolioUzun zamandan beri anne karnında çocukların müziği duyabilmeleri ve ergenlik çağı bitimine kadar çocukların müzikle olan zihinsel gelişimlerini içeren uluslar arası çalışmaları yakından takip etmektedir. Bu konuyla ilgili olarak 4-6 Haziran 2003 tarihinde yapılan 2. Uluslar arası ana çocuk sağlığı kongresinde bir konuşma yapmış ve bu konuşma Milliyet Gazetesinin haber sayfasında yer almıştır.(6 Nisan 2003 Milliyet Pazar) Aynı konuşmayı daha geliştirilmiş olarak İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi mezuniyet sonrası eğitim programı kapsamında 12 Mayıs 2004 tarihinde sunmuştur. Ayrıca yetişkinlerde müzikle psikolojik tedavi, ses telleri bozuklukları ve tedavisi, mesleğinde sesini kullanan kişilerin daha verimli olması için özel çalışmaları vardır. Bu konu ile ilgili çalışmaları Milliyet Gazetesinin 4 Ekim 2003 tarihli Cumartesi ekinde haber yapılmıştır. 18 Mart 2010 Tarihinde Azerbaycan-Tunus-Almanya-Türkiye’nin ortaklaşa sahneye koyduğu ZİHNİ PAPAKÇI’nın yazdığı SARIKAMIŞ’tan ÇANAKKALE’ye isimli Pafil Tiyatro’da Türkiye adına rol almıştır. Nisan 2010 tarihinde Doğa Kolejleri tarafından başlatılan ve devam eden okullar arası çok sesli koro yarışmasının daimi jüri üyesidir. Haziran 2012 tarihinde bestesi Toroslu BELEN ‘e ait olan ‘Çanakkale Şehitleri’ne isimli eserin ilk seslendirilişini yapmıştır. Kayda alınan eserin geliri lösemili çocuklar yararına ve Van depreminde yıkılan öğretmen evlerinin inşasında kullanılacaktır. 24-05-2013 tarihinde sanata katkıları nedeniyle İSTANBUL VALİLİĞİ NİŞANTAŞI NURİ AKIN ANADOLU LİSESİNDEN takdir belgesi almıştır. Haziran 2014 tarihinden beri internet yayıncılığı yapan Bakırköy Gazete‘de(http://www.bakirkoygazete.com) sanat konularınıda içine alan köşe yazarlığı yapmıştır. Temmuz 2015 tarihinden itibaren Seç Medya ve İletişim Hizmetlerine ait Seç Haber (www.sechaber.com.tr)‘de köşe yazarlığı yapmaktadır.